Kanal İstanbul kamulaştırmalarına Gelecek Partisi’nden tepki: Tam bir akıl tutulması!

4 Kasım 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile Kanal İstanbul’un etrafına kurulacak Yenişehir’in bağlantı yolları için İstanbul’da 5 ilçede yüzlerce parsel için çıkan kamulaştırma kararına tepkiler yağmaya devam ediyor.

Gelecek Partisi Çevre ve Şehircilik Politika İzleme Kurulu Başkanı Cesim Gökçe, söz konusu karara ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İzmir depreminin ardından gözlerin İstanbul’daki deprem riskine çevirildiğini hatırlatan Gökçe, bu günlerde İstanbul’un depreme karşı acil kentsel dönüşümü için atılması gereken adımlar yerine ısrar ve inatla kaynakların Kanal İstanbul’a harcanıyor olmasına tepki gösterdi.

Kanal İstanbul’u “İstanbul’u felç edecek proje” ve “Çevre faciası” sözleriyle tanımlayan Gökçe, projede ısrar edilmesinin tam bir akıl tutulması olduğunu söyledi.

İşte Cesim Gökçe’nin o açıklamaları:

İzmir’deki deprem felaketi, gözleri İstanbul’daki deprem riskine çevirdiği günlerde Kanal İstanbul’un bağlantı yolları için acele kamulaştırma kararı alınması, Çevre faciası olan ve İstanbulu felç edecek bu projede ısrar etmek tam bir akıl tutulmasıdır.

Kanal İstanbul projesine karşı ciddi itirazlara rağmen Üstelik büyük depremi bekleyen İstanbul’un kentsel dönüşümü için atılması gereken adımlar tartışmaya açılmışken kamu kaynakları ısrarla ve inatla Kanal İstanbul’un yollarına harcanıyor olmasının altında yatan sebepler nedir?

Adı üzerinde “Çılgın Proje”bilimsel, teknik, çevresel, şehircilik ve güvenlik bakımından İstanbulu felç edecek, üstelik gelecek nesilleri daha doğmadan borç batağına sürükleyecek bu Kanal İstanbul projesini hayata geçirmek için sürdürülen inat ve ısrar tamda bir çılgınlık hali!!!

Bir çok acil ihtiyaçlar dururken, böylesi “ölü”projelere yatırım yapmak, kelimenin tam anlamıyla bir çılgınlıktan başka bir şey değil. Ama yükselme döneminde akıllı olanların batarken çılgınlaştıklarına az mı tanık olundu? Kıyamet alametleri dedikleri ise tamda bu olsa gerek!

Türkiye gibi yatırım kaynakları sınırlı olan bir ülkede çılgın projeler sonucu batması içten bile değil.Toplumsal batışlara bu tür çılgınlıkların eşlik etmesi, neredeyse doğal bir“efekt”gibidir. Betonlaşmanın sınırsızlığına bahane edilen bu kanaldan kayık geçebilecektir belki.

Kanal İstanbul projesi, Türkiye’yi sadece İstanbuldan ibaret görmekten ve İstanbul’un rant sahasını genişletmeye çalışmaktan başka bir anlam ve işleve sahip değildir. Bu ise aslında İstanbula ve dolayısıyla da Türkiye’ye yapılacak en büyük kötülüktür.

Haberin kaynağı: medyanotu.com